10 Temmuz 2009 Cuma

Bu mudur futbol...


Eskiden mahallede maçlar yapardık. Minikken havasına, küçükken gazozuna , biraz daha büyüyünce en fazla bi tepsi baklavaya çıktı bu alırım veririm ben seni yenerimler. Ve profesyonel futbol, benim için topa vurmayı bilen 3-5 kişinin bulunduğu halısaha maçlarının seyir zevki daha yüksektir çoğu zaman. Adına profesyonellik denilen bu illet şey her geçen gün çimlerin yeşilinden çok doların yeşilinin konuşulduğu, spordan çok bi ticari amaç taşıyan bir yapı haline dönüşmekte. Bi fubolcunun transferinde ha 50 milyon $ ha 55 milyon $ ne var ki, 50'yi vermişken 5'ide versinler diyoruz ya, bunu sanki ha 50 lira ha 55 lira gibiymişçesine söylüyoruz. Sanırım hiç birimiz bu 5'in bizim hayatımız boyunca çalışarak kazanamayacağımız bi 5 olduğunu düşünmeden söylüyoruz tüm bunları. Adnan Polat, Lincoln'ün 14 milyon euro'ya mal olduğunu ne kadarda kolay söyledi. 70'lik dedeye ne de kolay verildi milyon euro'lar. Sadece Türkiye de değil elbette, dünayda da 94 milyon euro'lar, 67 milyon eurolar bir futbolcunun diğer bir takıma geçişi için ödenen miktarlar... Peki ne için, neden? İnsanların seyir zevki için mi? hiç zannetmiyorum. Sadece başarı üzerine endekslenen bir gövde gösterisi... İşte modern futbol.
Keşke milyon dolarlar havada uçuşmasaydı, her futbolcu hangi takımda oynamak istiyorsa orada oynasaydı, keşke takımlar başarılı olduğu için tutulmasaydı, keşke hep kazanan sevinip kaybeden üzülmese bazende kazanan üzülüp kaybeden sevinse, keşke yine maradonalar, rıdvanlar olsa bi takımı baştan başa ipe dizip ağları havalandırsa, keşke keşke keşke...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder